Birbirimizi sevmeyi, inanmayı, güvenmeyi ve de büyüğümüzü saymayı unutmuş gibiyiz. Edep, ar, hürmet yerle yeksan olmuş durumda. Ahlaksız diziler kirliliği yeni nesli esir almış sadece göstermelik olmuş artı 13 amblemleri...
Özler olduk seksenler, mahallenin, muhtarları bizimkiler gibi ailenin önemine değinen dizileri. Herkes aşık vatansever olmuş klavye başın da ve koltuk sevdasına düşen siyasetçi seçimde seçime hatırlar olmuş vatandaşını. Ankara’da dayın varsa sözcüğü yalakalıktaki sınırsızlığı sermiş gözler önüne. 65 yaşında mezarda emekliliği katmış hayallerine imkansızlıkların arasında...
Aile çay bahçelerinin yerlerini kafeteryalar almış ailelerden uzak yaşam tarzlarıyla. Ucuz aşk romanlarında kaldı sevdalarımız. Çekingen kızlarımız ve utangaç gençliğimiz...
Ve insan oğlu sorgulamıyor kendini neden bu kadar asayiş olayları yükseliyor kadına şiddet her geçen gün artışa geçiyor uyuşturucu kullanımı satımı artıyor diyerek...
Dinden uzak din adamlarının saçma sapan açıklamaları ile sarsılıyor yüreklerimiz ve’de neden belalar böyle üst üste geliyor neden insan gibi yaşamak varken sadece geçim derdini düşünüyoruz diye…
Gök gürültüsünü severim ben patronun kim olduğunu hatırlatır…İnsanlık kendinden geçtiği bir zaman da geldi göklerden bir uyarı 15 gramlık bir virüsle sarsıldı dünya hala ders almayacak mıyız? Kendine gel adem oğlu !!! Barışın ve kardeşliğin sadece sözcüklerde kaldığı bu zaman da Yok olan sen, Yok olan ben, Yok olan biz ,Yok olan insanlık olmasın veremeyeceğimiz hesaplarla çıkmayalım rabbimizin huzuruna… Bir birimizi sevelim bir birimize kenetlenelim kardeş çesine...








