26 Şubat 2020

Hakan Esen Yazıyor (“Teknoloji Bizim Değil Biz Teknolojinin Esiri Olmuşuz”)

haber/FB_IMG_1579592612161.jpg

Kafamızı teknolojiye, cep telefonlarına bilgisayarlara bu kadar gömmeden önce ne yapıyorduk ..Daha mı sıkıcıydı ve de renksizdi hayatımız?  Bence tam tersiydi hiç sıkılmazdık çünkü birbirimizi dinlemeye vaktimiz vardı. Arkadaşlığın dostluğun kıymetini bilirdik. Büyüğümüze saygı duyar küçüğümüzü sevgi ile kollardık .. 

 Eğlencemiz evimizde ’ki yeni renklenen televizyonun bilgisayarın telefonun başında değil sokaklarda aile toplantılarında akraba ziyaretlerindeydi. Bahçe sinemalarımız vardı. Ve de Fuar merkezimiz lunaparkımız vardı. Dünyamızı aydınlatan tiyatro oyunları kabarelerimiz vardı. İnternetimiz, Doğru dürüst telefonumuzda yoktu. Fakat daha az insan tanır ama o tanıdıklarımızın kıymetini daha çok bilirdik. 

Aşık olduğumuz zaman sevdiğimiz zaman tam severdik. Şiirli mektuplar yazar kasetler doldururduk sevdiğimize. Çabalardık mutluluk için en önemlisi ise zaman ayırırdık sevdiklerimize. Çünkü zamanımızı parçalayan teknoloji yoktu hayatımızda. 

TEK kanaldı televizyonumuz bütün gün açık değildi. Mesela birlikte uyur birlikte uyanırdık cep telefonlarımız değil sevdiklerimizin elleri vardı avuçlarımızda. Yüzümüze vuran ışık teknolojinin değil hayallerimizin ışığıydı. Belki de bu yüzdendir daha çok ve daha renkli anıların olması  ve geçmişe özlem kokusu yaşanması. 

Aile çay bahçelerinde geçirilen hafta sonlarının yerini Avm’lerin alması kadar yakmamıştır hiç bir şey canımı.

 Aileleri evlere mahkûm eden bu teknoloji büyük alışverişlerin hayatımıza girmesi ile arar olduk fuar çay bahçelerini evet çok paramız yoktu ama çok mutluyduk şimdi olmadığı kadar …O zamanlar bu kadar beton duvar yoktu. Yemyeşildi sokaklar caddeler ve mahallemiz Karataşlarla seriliydi  dut miş miş zerdali kokusu vardı asmaların arasında. Ne zaman kirlendi dünya ne zaman bu kadar kendimizde uzaklaştık anlamıyorum sanırım teknoloji bizim değil biz teknolojinin esiri olmuşuz…