30 Kasım 2020

Ziraat Mühendisi Ahmet Faruk Demir, Yazıyor ( TOPRAK)

Öyle vefalıdır ki; döversin, kızarsın, yine de seni gül ile karşılar. Bir verirsin on alırsın.

haber/Photo_1605774766662.jpg

Toprak; İnsanın üzerinde yaşadığı ve ona bağlı olduğu en eski ve temel unsur olarak kabul edilir.

İnsan var olduğundan beri toprakla ilişki içindedir. Toprak üzerinde ürettikleri ile yaşamış ürettikleri ile beslenmiş, giyinmiş örtünmüş, topraktan yaptığı mekânlara sığınmıştır. İnsanların yerleşik hayata geçmesiyle, toprak insan hayatında belirleyici olmuştur. Toprak ve su insanlara yaşama dair çok şey öğretmiştir. Ekip biçerek yaşamıştır toprak üstünde. Üretmeyi öğrenmiştir. Üretmeyi geliştirmenin yanı sıra daha kaliteli ve daha bol ürün elde etmek için her dönemde daha çok çaba harcamıştır.

Tarımın başlaması ile iklim ve coğrafi değişikliklere rağmen, insanlar yaşamış oldukları yerleriyurt haline getirmişlerdir. Tarımsal faaliyetler sayesinde kuraklığın, uygunsuz iklim koşullarının üstesindengelebilmişlerdir.

İnsanların doğal kaynakları sürdürülebilir olarak kullanmamaları aşırıya kaçmaları sonucundaiklim değişiklikleri görülmekle beraber denizler kabarmakta, kasırgalar artmaktadır. 

Toprakta yapılan faaliyetler, aşırı sulama, gübreleme, kimyasal kullanımı tarım topraklarındakidengeyi bozmaktadır. İnsan faaliyetleri sonucu oluşan hava ve su kirliliği, su kirliliğinin yer altı suları ilebuluşması sonucu yalnız tarım toprakları değil çayır mera arazileri ve doğal alanlarda da topraktaki canlılıketkilenmektedir. İnsan faaliyetleri ve insan yerleşimlerinin genişlemesi sonucu genel ekosistemdekibozulmalar da genel ekosistemin bir parçası olarak topraktaki eko-sistemi etkilemektedir.

Dünya değişiyor, toprak kimyasalla karıştığından bu yana işin tadı kaçmış, ürünler tadını yitirmiştir. Daha çok üretmek için, kimyasal gübreye ilaca ihtiyaç doğmuştur. Teknolojiyi ve bilimi daha iyi kullanan ülkeler daha çok üretim yapmaktadırlar. Teknoloji ve bilimsel metotların daha bilinçli kullanılması için Ziraat Mühendislerinin bilgilerinden faydalanmak gerekiyor. Bir de sevdalımız kara toprağı koruyarak, daha bilinçli üretim yapmamız kaçınılmazdır. 

Toprak gerek bitkisel, gerek hayvansal üretimin temelidir. Bitkinin ayakta durmasını, köklerininrahat gelişmesini sağlayan topraktır. Toprak bitkinin besin ve su ihtiyacını karşıladığı ana kaynaktır.

Hayvansal üretimde de hayvanların bitkilerle beslenmesi esastır. Ancak hayvanların toprak zeminde doğaldavranışlarını sergilemesinin hem hayvan refahı açısından, hem de sağlıklı üretim açısından önemli olduğuda unutulmamalıdır.

Toprak fabrika gibi sürekli üretim yapar. Toprak, canlıları sadece bağrından çıkarmakla kalmaz, onları ömrü hayatı boyunca, ana şefkati ile büyütür, besler. İnsanlara açtıkları bağırlarını bitki tohumlarına da açarlar. Bitkiler; bakterilerin ayrıştırdıkları organik maddeleri, solucanların kullanılabilir hale getirdiği toprakları ve açtıkları boşluklara dolan hava ve suyu alarak çimlenir, beslenir, gelişir ve bu şekilde besin üreterek hizmet görevini yerine getirmektedir.

Toprak göğsünü her çeşit insana açar; Öyle vefalıdır ki; döversin, kızarsın, yine seni gül ile karşılar. Bir verirsin on alırsın. 

 Ahmet Faruk DEMİR

 Ziraat Mühendisi