13 Kasım 2019

“Teknoloji bizim değil biz teknolojinin esiri olmuşuz…”

haber/FB_IMG_1562570051330.jpg

Kafamızı teknolojiye, cep telefonlarına bilgisayarlara bu kadar gömmeden önce ne yapıyorduk ..

Daha mı sıkıcıydı daha mı? renksizdi hayatımız. Bence tam tersiydi hiç sıkılmazdık çünkü birbirimizi dinlemeye vaktimiz vardı. Bir birimizle şakalaşırdık arkadaşlığın dostluğun kıymetini bilirdik. Eğlencemiz evimizde televizyonun bilgisayarın telefonun başında değil sokaklardaydı maçlar yapardık bahçe sinemalarımız vardı. 

Dünyamızı aydınlatan tiyatro oyunları kabarelerimiz vardı. İnternetimiz, Doğru dürüst telefonumuzda yoktu. Fakat daha az insan tanır ama o tanıdıklarımızın kıymetini daha çok bilirdik. Aşık olduğumuz zaman sevdiğimiz zaman tam severdik. Şiirler yazar kasetler doldururduk sevdiğimize. Çabalardık mutluluk için ve zaman ayırırdık sevdiklerimize. Çünkü zamanımızı parçalayan teknoloji yoktu hayatımızda. TEK kanaldı televizyonumuz bütün gün açık değildi. Mesela birlikte uyur birlikte uyanırdık cep telefonlarımız değil sevdiklerimizin elleri vardı avuçlarımızda. 

Yüzümüze vuran ışık teknolojinin değil hayallerimizin ışığıydı. Belki de bu yüzdendir daha çok ve daha renkli anıların olması bizde ve geçmişe özlem kokusu yaşanması. 

Aile çay bahçelerinde geçirilen hafta sonlarının yerini avm’lerin alması kadar yakmamıştır hiç bir şey canımı. Aileleri evlere mahkûm eden bu teknoloji büyük alışverişlerin hayatımıza girmesi ile arar olduk fuar çay bahçelerini evet o zamanlar bu kadar beton duvar yoktu.

Yemyeşildi sokaklar caddeler ve mahallemizde dut miş miş zerdali kokusu vardı asmaların arasında. Ne zaman kirlendi dünya ne zaman bu kadar kendimizde uzaklaştık anlamıyorum sanırım teknoloji bizim değil biz teknolojinin esiri olmuşuz…