07 Nisan 2020

Hakan Esen Yazıyor (“ NEREDE O ESKİ GÜNLER “)

haber/FB_IMG_1580974997059_1_1.jpg

Sevgi, vardı. Saygı vardı…

Hayatı yaşayan son nesillerdik biz .. 

Her şeyden önemlisi bir şehir, mahalle kültürü vardı. Geçmişi ve geleceği aynı anda yaşardık O eski Gaziantep’te. Belki yaş itibari nedeni ile çok eskileri bilemem. Ama çocukluk yıllarımdan hatırladığım kadarıyla insanlık vardı. Ve güven kokardı sokaklarımız. 

Arkadaşımızın top peşinde koşarken düşüp dizi kanadığında aynı acıyı yaşamak vardı. Evin babası eve geleceği saate ev halkının kendini toparlayıp akşam yemeğinde aynı sofra başında toplanmak vardı. 

Cumartesi günlerini iple çekip Dallas dizsi ile gecesinde zırt pırt kesilen elektriğin ardından Evet ’Hayır Erkan Yolaç’ın yarışmasıyla yükselen kahkahaları vardı. Akabinde Pazar sabahı western filim ile kovboyculuk hayallerine dalmak, Belki de Kara Murat’a özenmekti çocukluk yılları. 

Şimdi ise suratı asık, mutsuz yüzler, Ekonomik krizle boğuşan çaresizler. Borç batağına düşmüş Ahi’ler, Dolarla yatıp kalkan iş adamları bir ev sahibi olabilmek için 15 yıl borçlanan vatandaşlar, 65 yaşında mezarda emekliliği bekleyen asgari ücretle sürünen gariban işçiler…  Koltuk sevdasına düşmüş siyasiler ve saçma sapan Dizilere, evlilik programlarına, sanal aleme dalan gerçeklerden habersiz duygusuz bir nesil çıkıyor karşımıza… 

Komşuluk kültürünü öldüren Batılaşma özentisi ve aile de olması gereken saygıyı bitiren ahlaksız diziler idi belki de aramıza buz gibi giren soğukluklar…Belki ’de suç bizlerde anne babalar o kadar çok dünya işlevine dalmışız ’ki hep daha fazlası olsun daha ,iyisi olsun isteği nedeni ile ihmal ettik çocuklarımıza aşılamamız gereken insanlığı ve de birbirimizi çıkarsız sevmeyi... Ve tekrar nerede o eski günler demekten kendimizi alamıyoruz…