20 Temmuz 2019

"BİR BAŞKADIR GAZİANTEP"

haber/FB_IMG_1562828976557.jpg

Güneş, sevimlice kaldırır başını gece yorgunu bulutların arasından... Taş duvarlarından ışık sıçrar Antep evlerinin o dar sokaklarına... Yaz, kilim gibi serilir gazel suretinde Kavaklık ’ta... Ağaçlar ’da yazla birlikte başlayan yaprakların aşk yarası hüznüdür ki hiç sorma... Alleben, aşüfteye dönüşür kıvrıla kıvrıla işveyle salınırken yatağında… Önce demlikten çıkan buğuya “günaydın” çakarsın Bey Mahallesi’nde, sonra gökyüzü “merhaba” der sana tüm haşmetiyle…

 Ve Karagöz Caddesi'ne ilk adımı attığın da  bir ses "hoş geldin" diyor !!! Adımlar ilerledikçe eski Gaziantep'in havasını soluyor, geçmişe gidiyorsunuz. Bakırcılar Çarşısı'na varmadan Almacı Pazarı'nın baharat kokusunu soluyor, sola dönüp Bakırcılar Çarşısı'na ilerliyoruz. İşte her şey burada anlam kazanıyor, bazen Osmanlı, bazen Selçuklu dönemi geliyor gözlerinizin önüne ansızın. 

Şehreküstüsü, Kale altısı Tabakhanesi Çiksorutu Hacı babası Bey mahallesi ile  adeta tarihi selamlıyor Gazi şehir… 

Velhasıl, modern zamanın huzursuzluğu teknolojinin bizi esir almasından kaçarak geçmişe bir yolculuk havasında  bir nebzede olsa  soluk alıyorum …Kalabalık insan yoğunluğundan trafiğin keşmekeşliğinden , yeşile hasret betonlaşan şehirden ve saygıyı sevgiyi dostluğu arkadaşlığı akrabalığı unutan yalakalığı kendine meslek edinmiş ve de taşlaşmış kalplerden uzaklaşarak ..  

Mesela bir zamanlar kollarımızı bir açardık, dünyayı kucaklardık... Kocaman yüreğimizle Etrafımıza sevgi saçardık. Fotoğraflar siyah beyazdı .TV’ler yeni yeni renklenmeye başlamıştı ..Fakat dünyamız rengârenkti. Çok zengin değildik ama kocaman yüreğimiz vardı. Salçalı ekmeğimizi  paylaşmaktan mutlu olurduk .. Yalandan dolandan uzak dil, din, ırk zengin, fakir ayrımı yapmadan severdik birbirimizi…

Şimdi Sağlaması var mıdır hayatın? Bir rakı bardağında su karıştırmadan sek ve sade mi? yaşamın tarzı… Yoksa iyilik yapmanın damı? Cezası var. Sence herkes hak ettiği mevki demi? Ankara dayın var sözünün tecellisi midir? yalakalıkta ki sınırsızlık.. Ve sınırların çiğnenmesi gibiymiş dostluk, arkadaşlık ve’de aşkın çiğnenmesi ..Kraldan çok kralcılar yüzündendir belki de azizim insanın insana kalmaması güvenin..

Ayrılık şarkılarına nota arıyor bestekâr, hüzne çalıyor şiirler. Romanlar bir anda hüzne çeviriyor yaprakları. nedense. Asudeyim bu mevsim, durgun, yorgun ve bilinmeyene özlem var içimde.