19 Eylül 2020

Ahmet Faruk Demir Yazıyor... (TARIM)

Ülkemiz bereketli topraklara sahip, üzerinde pek çok kültür bitkisi yetişebilen aynı zamanda doğal bitki örtüsü oldukça zengin olan bir Tarım Ülkesidir.

haber/Photo_1595333359206.jpg

Tarım, Türkiye için sosyal-ekonomik-politik bakımdan son derecede önemli bir sektördür. Ulusal gelire ve istihdama katkı koyan, kırsal alanın hemen tek ekonomik getiri kaynağı olan,doyuran – barındıran - giydiren bir sektördür tarım sektörü.

Bu sektörde; Ekolojik dengenin korunması ve insan topluluklarının sürdürülebilir gelişiminin sağlanması için, su ve toprak kaynaklarının bugünkü ve gelecekteki ihtiyaçları karşılayabilecek en akılcı bir şekilde kullanılması gerekmektedir.

Günümüzde tarımsal üretim miktar ve verimini, kaliteli tohumlar kullansak dahi ancak sulamayla arttırmamız mümkün olduğundan gerek yeraltı gerekse yer üstü su kaynaklarımızı temiz ve planlı kullanmalıyız. 

 İklimin mevsimler normalinde gitmediği dikkate alarak özellikle yağışların azalması, sıcaklığın ve dolayısıyla kuraklığın artmasına bağlı olarak arazi kullanım şekli ve tarım metotları ile su kaynaklarının kullanımı ve su kalitesi konusuna özen gösterilmelidir. Ülkemizde ormanların ve meraların tahrip edilmesinin de önüne geçilmelidir.

Yağışlardaki düşüş sonucu sulama sezonunda, yeraltı sularına yüklenilen, açık kanallarda taşınan su ile yapılan "salma sulama" yöntemlerinden vazgeçilmesi, toprağı değil bitkiyi sulayan damla ve yağmurlama sulama başta olmak üzere, suyu tasarruflu kullanan, toprakta tuzlulaşma, alkalileşme, çoraklaşma sorunu yaratmayan çağdaş tekniklerin uygulanmasına geçilmelidir.

Türkiye sulamaya uygun alanlarda sulanmamış bir karış toprak bırakmayarak toprak su ile buluşturulmalı, üreticiye, suyu kullanan ve yöneten bir nitelik kazandırılmalıdır.

Bu yapı içinde, ziraat mühendisinden üreticiye, köylüye kadar, sektörde bulunan herkesin yaşam alanı genişletilmeli, mühendis ile köylünün bağı korunarak sağlamlaştırılmalı, tarlanın bilgi ve teknoloji ile buluşturulmasına yönelik çalışmalara da hız verilmelidir.

Bitkisel ve hayvansal üretim materyalinin ülke içinden karşılanması gibi politika seçeneklerinin başarılabilmesi, ortalama maliyetleri azaltıcı, verimliliği yükseltici, rekabetçi bir tarım yapısı kurulmalıdır. 

İnsanları kırdan kente değil, kentten kıra göç ettirmek umuduyla;